Ya biliyor musunuz, teknoloji dünyası o kadar hızlı ilerliyor ki bazen yetişmek ne mümkün. Her gün yeni bir şey çıkıyor, her gün bir yenilikle karşılaşıyoruz. Ben de sizin gibi bu akıntının içinde kendimi buluyorum. Özellikle son zamanlarda yapay zeka konusu çok revaçta, hani böyle her yerde karşımıza çıkıyor. İşte bu konulardan biri de Microsoft’un Copilot’u. Açıkçası ben de biraz araştırdım, kurcaladım ve size de anlatmak istedim.
Şimdi Copilot denince akla ne geliyor? Benim aklıma ilk gelen şey, sanki yanınızda bir yardımcı var gibi. Kod yazarken, bir belge hazırlarken ya da bir sunum yaparken size destek olan, size fikir veren, hatta bazen sizin yerinize işleri halleden biri. Bu kadar mı? Tabii ki hayır. Copilot’u biraz daha derinlemesine incelediğimizde, aslında Microsoft’un sunduğu birçok ürüne entegre olabilen akıllı bir asistan olduğunu görüyoruz. Office uygulamalarından tutun, Windows’un kendisine kadar pek çok yerde karşımıza çıkabiliyor. Bu da iş akışlarımızı ciddi şekilde hızlandırabilecek bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor, ne güzel değil mi?
Peki, bu Copilot denen şey tam olarak ne işe yarıyor? Aslında yaptığı şey, büyük dil modellerini kullanarak sizin komutlarınızı anlamak ve buna göre size çıktılar sunmak. Mesela Word’de bir rapor yazıyorsunuz, Copilot’a “Bana bu raporun özetini çıkar” dediğinizde, sizin için saniyeler içinde bir özet hazırlayabiliyor. Ya da Excel’de karmaşık bir formül yazmanız gerekiyor, Copilot’a “Bana bu verileri analiz edip kar-zarar tablosu oluşturacak bir formül yaz” dediğinizde, size yardımcı olabiliyor. Bu arada, PowerPoint’te sunum hazırlarken de Copilot’tan destek alabiliyorsunuz. Birkaç anahtar kelime verdiğinizde size sunum taslakları oluşturabiliyor. İnanın ki bu özellikler, özellikle benim gibi yoğun çalışan insanlar için hayat kurtarıcı olabilir. Eskiden saatler sürecek işler, şimdi dakikalara iniyor.
Ama tabii her teknolojik yenilikte olduğu gibi, Copilot’un da bazı incelikleri var. Her şey mükemmel çalışmıyor. Bazen istediğiniz çıktıyı almak için komutunuzu biraz değiştirmeniz gerekebiliyor. Hani bazen bilgisayara ne dediğinizi tam anlamıyor ya, Copilot da öyle. Biraz deneme yanılma yapmanız gerekebiliyor. Mesela ben bir kere bir kod parçası istedim, verdiği kod çalışmadı. Kendi programım sınıfta kaldı ama onun verdiği kod da sınıfta kaldı 🙂 Neyse efendim, bu tür durumlar gayet normal aslında. Sonuç olarak, bu teknolojiler daha yeni ve gelişim aşamasındalar.
Copilot’un Farklı Uygulamaları
Copilot’un sadece Office uygulamalarıyla sınırlı kalmadığını söylemiştik. Bu arada, geliştiriciler için de harika bir haber var. GitHub Copilot adında bir araç var ki, kod yazma sürecini bambaşka bir boyuta taşıyor. Siz kod yazarken, Copilot size satır satır kod önerileri sunuyor. Sanki yanınızda tecrübeli bir yazılımcı oturmuş, size yardımcı oluyor gibi. Bu da kod yazma hızını inanılmaz derecede artırıyor ve hataları azaltmaya yardımcı oluyor. Ben de ara sıra kullanıyorum ve açıkçası şaşırtıcı derecede işe yarıyor. Hani bazen bir fonksiyon yazmanız gerekiyor, aklınıza gelmiyor, işte tam o noktada GitHub Copilot devreye giriyor ve size birkaç alternatif sunuyor. Bu arada, kendi yazdığım basit proxy programı bile bazen takılıyordu, düşünün Copilot ne kadar gelişmiş. Gerçi benim programım daha çok eski sistemlere göreydi ama yine de insanın kendi yazdığı kodun işe yaramaması biraz üzücü oluyor 🙂
Peki, bu kodu nasıl kullanıyoruz derseniz, aslında oldukça basit. GitHub Copilot, Visual Studio Code gibi popüler IDE’lere eklenti olarak kurulabiliyor. Kurulumdan sonra siz kod yazmaya başladığınızda, öneriler kendiliğinden belirmeye başlıyor. Genelde ‘tab’ tuşuna basarak bu önerileri kabul edebiliyorsunuz. Bu arada, bazen öneriler tam istediğiniz gibi olmayabilir, o zaman da birkaç harf daha yazarak ya da başka bir satıra geçerek yeni öneriler alabiliyorsunuz. Bu da tam bir esneklik sağlıyor bence.
Şimdi gelelim kod örneğine. Diyelim ki bir C# projesinde basit bir controller metodu yazacaksınız. Normalde şöyle bir şey yapmanız gerekirdi:
// YANLIŞ - Sadece Temel Yapı public class UsersController : ControllerBase { [HttpGet] public IActionResult GetUsers() { // Buraya kullanıcıları getirme mantığı gelecek return Ok("Kullanıcılar getirildi"); } }
Bu sadece bir başlangıç tabii. Peki GitHub Copilot bunu nasıl daha hızlı ve belki de daha kullanışlı hale getiriyor? Şöyle bir senaryo düşünelim: Siz controller’ı oluşturmaya başladınız ve ilk metodu yazıyorsunuz. GitHub Copilot, yazdığınız isme göre (mesela ‘GetUsers’) size bir GET metodu önerisi sunabilir.
// DOĞRU - GitHub Copilot Önerisi Gibi [Route(\"api/[controller]\")] [ApiController] public class UsersController : ControllerBase { // Copilot, bu satırı sizin için önerebilir [HttpGet] public async Task GetUsers() { // Copilot, buraya da basit bir mock veri veya daha gelişmiş bir şey önerebilir var users = new List { "Ali", "Veli", "Ayşe" }; return Ok(users); } // Copilot, başka metotlar için de önerilerde bulunabilir [HttpPost] public async Task CreateUser(string userName) { // Yeni kullanıcı ekleme mantığı return CreatedAtAction(nameof(GetUsers), new { id = 1 }, userName); } }
Gördüğünüz gibi, Copilot size sadece tek bir satır değil, hatta tüm metodu tamamıyla önerebiliyor. Hatta bu örnekteki gibi POST metodu için de benzer bir mantıkla önerilerde bulunabilir. Bu, kod yazma sürecini ne kadar hızlandırdığını gösteriyor, değil mi? Eskiden bu kadar kısa sürede bu kadar kod yazmak pek mümkün değildi sanırım. Bu arada, Copilot’un sadece kod önermekle kalmadığını, aynı zamanda kodunuzdaki hataları da tespit etmeye yardımcı olabildiğini duydum. Tabii ben henüz o kadar derine inemedim ama ilerleyen zamanlarda bu da mümkün olacaktır diye düşünüyorum.
Neticede, Microsoft Copilot ve GitHub Copilot gibi araçlar, yapay zekanın günlük hayatımızda ve iş akışlarımızda ne kadar önemli bir yer edindiğini gösteriyor. Bu teknolojiler, verimliliğimizi artırma, yaratıcılığımızı tetikleme ve hatta öğrenme sürecimizi hızlandırma potansiyeline sahip. Tabii ki her yeni teknolojide olduğu gibi, bunlara da adapte olmak, onları doğru kullanmayı öğrenmek gerekiyor. Ama bence bu gelişmeler, geleceğin çalışma biçimini şekillendirecek gibi duruyor. Siz ne dersiniz?
Bursa’da yaşarken bu kadar teknolojik gelişmeye ayak uydurmaya çalışmak bazen zorlayıcı olabiliyor ama ne yapalım işte, hayat böyle 🙂 Bu arada, bu yazı dizisine devam etmeyi düşünüyorum. Belki bir sonraki yazımda Copilot’un farklı bir özelliğini veya başka bir yapay zeka aracını incelerim. Ne dersiniz, kulağa hoş geliyor değil mi? İşte bu kadar. Gelecek yazılarda görüşmek üzere!