Şimdi bu işe girişmeden önce, hani böyle bir yola çıkıyoruz ya, yanımıza almamız gereken birkaç şey var. Tabi bunlar neyle uğraştığınıza göre değişir ama genel olarak bir temel oluşturuyorlar. Öyle aman aman, profesyonel ekipmanlar gerekmiyor başta, onu da söyleyeyim. Yani benim ilk başladığım zamanları düşününce, birkaç ucuz parçayla neler yapabildiğime kendim bile şaşırıyordum aslında.
Neyse efendim, ilk olarak bir adet bilgisayarımız olmalı tabii ki. Bu artık olmazsa olmaz oldu diyebiliriz. Bir de uğraşacağınız alana göre değişmekle birlikte, bazı temel araçlar işinizi çok kolaylaştırır. Mesela elektronik işleriyle uğraşıyorsanız, bir lehimsiz devre prototipleme kartı, yani breadboard, birkaç jumper kablo ve tabii ki temel direnç, kondansatör gibi elemanlar başlangıç için yeterli olacaktır. Hatta bazen bir USB bellek bile yeterli oluyor, düşünün.
Bazen de sadece bir IDE, yani entegre geliştirme ortamı kurmakla iş bitiyor. Mesela C# ile Rest API yazacaksanız Visual Studio Community sürümü gayet yeterli. Ya da web tarafında çalışıyorsanız VS Code gibi hafif ve hızlı bir editör işinizi görür. Bu araçlar olmadan olmaz diye bir şey yok gerçi, ama olunca da işler hızlanıyor tabi.
Bu ilk kurulum aşamasında en çok dikkat etmeniz gerekenlerden biri de, kullanacağınız yazılımın veya aracın sistem gereksinimlerini kontrol etmek. Hani bazen böyle heyecanla indirirsin bir programı, kurarsın ama sonra bir bakarsın ki bilgisayarın onu çalıştırmaya pek de gücü yetmiyor. İşte o zaman başlarsın ”Neden böyle oldu ki?” diye düşünmeye. Benim başıma geldiği de oldu bu, kendi programım sınıfta kaldı resmen 🙂
Bu yüzden ilk adımı doğru atmak önemli. Kullanacağınız IDE’yi veya aracı indirmeden önce, şöyle bir web sitelerine göz atıp sistem gereksinimlerine bakmak lazım. Genelde bu bilgiler orada yazar zaten. Ama bazen de şöyle bir durum oluyor, siz gereksinimleri karşılıyorsunuz ama yine de performans alamıyorsunuz. Sanırım bu da yazılımın kendi optimizasyonuna veya bilgisayarınızın o anki durumuna bağlı oluyor biraz.
Diyeceğim o ki, ilk etapta en önemli şey, ne yapmak istediğinize karar verip, ona göre en temel araçları edinmek. Fazlasına gerek yok başta. Hele ki benim gibi Bursa’da yaşıyorsanız, her şey çok yakında değil, ama internetten sipariş vermek de artık çok kolay. Birkaç gün içinde kapınıza gelir.
Mesela ben C# ile çalışırken, .NET SDK’sını kuruyorum öncelikle. Bu bana C# kodlarını derlemem ve çalıştırmam için gereken her şeyi sağlıyor. Ardından bir IDE olarak Visual Studio Community’yi kuruyorum. Zaten çok büyük bir program değil, çoğu bilgisayarda rahatlıkla çalışır. Bu ikisiyle de temel bir C# uygulaması geliştirmeye hazır hale geliyorum. Hani bazen düşünüyorum da, eskiden bu kadar kolay mıydı? Sanırım değilmiş. Şimdi her şey elimizin altında gibi.
Bu arada, eğer elektronik işleriyle de ilgileniyorsanız, mutlaka Arduino veya Raspberry Pi gibi geliştirme kartlarından birini edinmelisiniz. Arduino daha çok başlangıç seviyesi için, yani öğrenme amaçlı kullanacaksanız birebir. Raspberry Pi ise daha çok mini bir bilgisayar gibi, üzerine işletim sistemi kurabiliyorsunuz ve daha karmaşık projelerde kullanabiliyorsunuz. Ben ikisini de kullandım, ikisinin de kendine göre avantajları var.
Raspberry Pi’yi kurmak biraz daha detaylı olabilir, ona ayrı bir konu açmak lazım bence. Ama Arduino için durum daha basit. Kartı alıyorsun, USB kablosuyla bilgisayara bağlıyorsun, Arduino IDE’sini kuruyorsun ve hazırsın! Kodunu yazıyorsun, yüklüyorsun ve çalışıyor. Ne güzel değil mi?
Tabi bu bahsettiğim şeyler sadece benim kullandığım ve bildiğim alanlar. Siz neye ilgi duyuyorsanız, onun gerektirdiği araçlar farklı olacaktır. Mesela Python ile veri bilimiyle uğraşacaksanız, Anaconda gibi dağıtımları kurmanız gerekebilir. Veya mobil uygulama geliştirecekseniz Android Studio veya Xcode gibi araçlar işinize yarar. Her alanın kendine göre bir ekosistemi var sonuçta.
Benim için ilk kurulumda en önemli şey, her şeyin doğru çalışıp çalışmadığını test etmek. Yani programı kurdum, tamam. Şimdi bir çalıştıralım bakalım. Basit bir “Merhaba Dünya!” uygulaması bile işe yarar. Eğer o bile çalışmıyorsa, bir yerde bir hata var demektir. Bu hataları bulmak da işin bir parçası aslında.
Kendi programım sınıfta kaldı derken bunu kastetmiyorum tabi. O daha çok bir test meselesiydi. Ama yazılımla ilgili yaşadığınız ilk kurulum hataları genelde ya yanlış kurulumdan ya da eksik bir parçadan kaynaklanır. İşte bu yüzden her adımı dikkatli atmak ve kurduğunuz her şeyi test etmek çok önemli.
Bu arada, bazen kurduğunuz bir yazılımın güncellemeleri otomatik olarak gelmez. O zaman da manuel olarak kontrol etmek gerekir. Tabii bu her zaman böyle değildir, bazı yazılımlar sizi uyarır, bazıları ise kendi kendine güncellenir. Neyse efendim, bu da başlangıç aşamasında akılda tutulması gereken bir detay.
Sonuç olarak, gerekli malzemeler ve ilk kurulum kısmı, yapacağınız işin temellerini oluşturuyor. Çok karmaşık düşünmeye gerek yok başta. Ne yapacağınıza karar verin, o iş için en temel araçları edinin, kurun ve test edin. Gerisi zamanla, deneyimle gelişecektir. Ne güzel değil mi?
Eğer bir kod örneği isterseniz, C# ile basit bir REST API endpoint’i nasıl kurabileceğinize dair ufak bir şey gösterebilirim. Yani Dapper’ı falan şimdilik karıştırmayalım, sadece temel bir başlangıç olsun. Şöyle bir şey:
public class MessageController : ControllerBase { [HttpGet] public IActionResult GetMessage() { return Ok("Hoş geldiniz! Bu ilk API endpoint'iniz."); } }
Bu sadece bir GET isteği aldığında basit bir metin döndüren bir endpoint. Bunu bir ASP.NET Core projesi içinde kullanabilirsiniz. Visual Studio’da “ASP.NET Core Web API” şablonunu seçerek yeni bir proje oluşturup, bu kodu bir Controller dosyasına ekleyebilirsiniz. Oldukça basit bir başlangıç, değil mi?
İşte böyle, ilk kurulumlar genelde böyledir. Biraz heyecanlı, biraz da belirsizlik dolu. Ama emin olun, o ilk adımı attıktan sonra gerisi daha kolay geliyor. Yani en azından bana öyle geliyor.